Aydınlatma Yükümlülüğü ile Açık Rıza Arasındaki Fark
Bir şirketin web sitesine üye olurken, bir hastanede randevu alırken, bir iş sözleşmesi imzalarken karşımıza çıkan "kişisel verilerimin işlenmesine…
KVKK'ya şikayet iki aşamalıdır. Önce veri sorumlusuna başvurulur, cevap yetersizse otuz ve altmış günlük sürelerin ilk dolanı içinde Kurul'a şikayet edilir.

Kişisel verilerinizin hukuka aykırı işlendiğini düşündüğünüzde akla ilk gelen adres Kişisel Verileri Koruma Kurumu olur. Oysa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, işi doğrudan Kurul'a götürmenize izin vermez. Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrası, 13. madde uyarınca başvuru yolu tüketilmeden şikayet yoluna gidilemeyeceğini söyler. Yani verinizi işleyen şirkete, kuruma ya da kişiye önce kendiniz yazacak, ondan olumlu bir sonuç alamazsanız Kurul'a ondan sonra gideceksiniz. Başvuruyu atlayan şikayet Kurul tarafından incelenmeden reddedilir ve bu yüzden zaman kaybedersiniz.
Bu yazıda önce veri sorumlusuna başvurunun nasıl yapılacağını, sonra Kurul'a şikayetin süresini ve içeriğini, en sonunda da Kurul'un kararının size nasıl ulaştığını ve o karara karşı neler yapabileceğinizi anlatıyorum.
Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasına göre ilgili kişi, yani verisi işlenen gerçek kişi, taleplerini yazılı olarak veya Kurul'un belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir. Bu yöntemler Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinde sayılmıştır. Dilekçeyi yazılı olarak verebilir, kayıtlı elektronik posta adresiyle, güvenli elektronik imzayla ya da mobil imzayla gönderebilir, daha önce veri sorumlusuna bildirdiğiniz ve onun sisteminde kayıtlı olan e-posta adresini kullanabilir veya veri sorumlusunun bu iş için geliştirdiği bir yazılım ya da uygulamadan yararlanabilirsiniz.
Tebliğ başvuruda bulunması zorunlu bilgileri de tek tek yazar. Ad ve soyadınız, yazılı başvuruysa imzanız, vatandaşsanız T.C. kimlik numaranız, tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresiniz ve talep konusu mutlaka bulunmalıdır. Varsa e-posta, telefon ve faks bilgisi eklenir. Konuyla ilgili bilgi ve belgelerin başvuruya eklenmesi de Tebliğ'in aradığı bir şeydir. Talebin neyi istediği burada belirleyicidir. Verinizin silinmesini mi, düzeltilmesini mi, hangi üçüncü kişilere aktarıldığının öğrenilmesini mi istediğinizi açıkça yazmazsanız cevap da belirsiz gelir, sonraki aşamada ise neyin reddedildiğini göstermek zorlaşır.
Asıl önemli nokta başvuru tarihidir, çünkü sonraki bütün süreler ondan sayılır. Yazılı başvurularda evrakın veri sorumlusuna veya temsilcisine tebliğ edildiği tarih, diğer yöntemlerle yapılan başvurularda ise başvurunun veri sorumlusuna ulaştığı tarih başvuru tarihidir (Tebliğ m.5/4 ve 5/5). Bu nedenle başvuruyu iadeli taahhütlü posta, noter ya da KEP gibi teslim tarihini belgeleyen bir yolla yapmak, ileride yaşanabilecek tartışmayı baştan önler.
Veri sorumlusu başvurudaki talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorundadır (m.13/2). İşlemin ayrıca bir maliyeti varsa Kurul'ca belirlenen tarifedeki ücret alınabilir. Tebliğ'in 7. maddesi bunun sınırını çizer. Yazılı cevap on sayfaya kadar ücretsizdir, on sayfanın üzerindeki her sayfa için 1 Türk Lirası işlem ücreti alınabilir, cevap CD veya flash bellek gibi bir ortamda verilecekse ücret ortamın maliyetini geçemez. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanması halinde alınan ücret size iade edilir.
Veri sorumlusu talebi kabul eder ya da gerekçesini açıklayarak reddeder ve cevabını yazılı olarak veya elektronik ortamda size bildirir (m.13/3). Gerekçesiz bir ret, soruyu cevaplamayan kalıp cümlelerden oluşan bir yazı ya da talebin yalnızca bir kısmına verilmiş bir karşılık, Kanunun 14. maddesindeki ifadeyle yetersiz cevap sayılır ve Kurul yolunu açar.
Başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi halinde Kurul'a şikayet edebilirsiniz. Kanun burada iki süreyi birlikte arar. Veri sorumlusunun cevabını öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her halde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde şikayette bulunmanız gerekir (m.14/1). İki sürenin ilk dolanı sizi bağlar.
Bir örnekle açalım. Başvurunuzu 2 Mart 2026 tarihinde yaptınız ve veri sorumlusu 25 Mart'ta talebinizi reddetti. Cevabı öğrendiğiniz günden başlayan otuz günlük süre 24 Nisan'da, başvuru tarihinden başlayan altmış günlük süre ise 1 Mayıs'ta dolar. Önce dolan 24 Nisan olduğu için son gününüz odur. Şimdi aynı başvuruya veri sorumlusunun 28 Nisan'da cevap verdiğini düşünün. Cevabı öğrenmenizden sonraki otuz gün 28 Mayıs'a uzanıyor gibi görünür, ama altmış günlük üst sınır 1 Mayıs'ta dolduğu için elinizde yalnızca birkaç gün kalmıştır. Hiç cevap gelmezse de başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde şikayet etmeniz gerekir. Kısacası veri sorumlusunun cevabını beklemek, süreyi durdurmaz.
Kanunun 15. maddesinin ikinci fıkrası, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 6. maddesindeki şartları taşımayan ihbar ve şikayetlerin incelemeye alınmayacağını söyler. Pratikte bunun anlamı şudur. Dilekçede adınızın, soyadınızın, imzanızın ve iş veya ikametgah adresinizin bulunması, ayrıca belirli bir konuyu içermesi gerekir. Kurum şikayetler için elektronik bir şikayet modülü de işletmektedir ve bu modüle sikayet.kvkk.gov.tr adresinden ulaşılır.
Dilekçenin işe yarar olması için şu bilgilerin açıkça yer alması gerekir. Hangi veri sorumlusunu şikayet ettiğiniz ve hangi kişisel verinizin hangi işlemle hukuka aykırı işlendiğini düşündüğünüz yazılmalıdır. Veri sorumlusuna hangi tarihte ve hangi yolla başvurduğunuzu başvuru dilekçesi ve teslim belgesiyle göstermelisiniz. Aldığınız cevabı ya da cevap alamadığınızı belgeleyen kayıtları eklemelisiniz. Son olarak Kurul'dan ne istediğinizi, yani ihlalin tespitini, hukuka aykırılığın giderilmesini ve gerekiyorsa işlemenin durdurulmasını açıkça talep etmelisiniz. Hukuka aykırılığı Kanunun hangi hükmüne dayandırdığınızı yazarsanız Kurul'un işi de kolaylaşır.
Kurul şikayet üzerine ya da ihlal iddiasını öğrenirse kendiliğinden, görev alanına giren konularda gerekli incelemeyi yapar (m.15/1). Veri sorumlusu, Kurul'un istediği bilgi ve belgeleri on beş gün içinde göndermek ve gerektiğinde yerinde inceleme yapılmasına imkan vermek zorundadır; yalnızca devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler bunun dışındadır (m.15/3). Kurul, Kanunun 22. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca gerektiğinde geçici önlem de alabilir.
İnceleme sonunda ihlalin varlığı anlaşılırsa Kurul, tespit ettiği hukuka aykırılıkların veri sorumlusu tarafından giderilmesine karar verir ve bu kararı ilgililere tebliğ eder. Karar tebliğden itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde yerine getirilmelidir (m.15/5). Yerine getirmeyenler için Kanunun 18. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörür. Telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve açıkça hukuka aykırılık bulunması halinde Kurul, veri işlenmesinin veya verinin yurt dışına aktarılmasının durdurulmasına da karar verebilir (m.15/7). Durumunuz acilse bu yetki sizin için en değerli araçtır ve dilekçede açıkça talep etmenizde yarar vardır.
Bu soru çoğu zaman gözden kaçar ama pratikte belirleyicidir. Kanun şikayet edene yapılacak bildirimi ayrıntılı düzenlemez. 15. maddenin dördüncü fıkrası Kurul'un talebi inceleyerek ilgililere bir cevap vereceğini söyler ve şikayet tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmezse talebin reddedilmiş sayılacağını ekler. Beşinci fıkra ise ihlal tespit edilirse kararın ilgililere tebliğ edileceğini belirtir. Şikayet edene bildirimin hangi yolla yapılacağı, Tebligat Kanunu'na göre mi yoksa bilgi yazısıyla mı yapılacağı Kanunda yazmaz. Bu yüzden şikayet dilekçenizde güncel adresinizi ve e-posta adresinizi eksiksiz vermeniz, size gelen yazıyı ve zarfı ya da e-postayı saklamanız gerekir. Aşağıda anlatacağım dava süresi bu yazılı bildirimin yapıldığı tarihe bağlıdır.
Şikayetinizin reddedilmesi halinde Kanunda dava süresine ilişkin ayrı bir hüküm bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uygulanır. Özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Kurul altmış gün içinde hiç cevap vermezse Kanun talebi reddedilmiş saydığı için, sessiz kalan Kurul karşısında da idari yargı yolu açılmış olur. Kurul'un veri sorumlusuna verdiği idari para cezasına karşı ise Kanunun 18. maddesinin üçüncü fıkrası, 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla eklenmiş olup idare mahkemelerinde dava açılabileceğini açıkça belirtir. Bu fıkra para cezası verilen veri sorumlusunu ilgilendirir, şikayet eden olarak sizin dava yolunuz ise ret ya da yetersiz bulduğunuz karara karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre açacağınız iptal davasıdır.
Şikayetle ulaşabileceğiniz sonucun sınırını baştan bilmek gerekir. Kanunun 22. maddesindeki Kurul yetkileri arasında tazminata hükmetmek yoktur. Kurul hukuka aykırılığın giderilmesine karar verebilir, veri sorumlusuna idari para cezası uygulayabilir, ama ödenen idari para cezası devlete gider, şikayet edene değil. Kişilik hakları ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat hakkı ise saklıdır (m.14/3). Maddi ve manevi zararınızı veri sorumlusu özel hukuk kişisiyse adli yargıda, kamu idaresiyse idari yargıda tam yargı davasıyla istemeniz gerekir. Kurul'a şikayet ile tazminat davası birbirinin yerine geçmez, ikisi aynı olay için birlikte yürütülebilir.
KVKK'ya şikayet, sırası değiştirilemeyen iki aşamalı bir yoldur. Önce kimlik ve adres bilginizi, net bir talebinizi ve teslim tarihini gösteren bir başvuruyu veri sorumlusuna yaparsınız. Cevap yetersiz, ret niteliğinde ya da hiç gelmediyse, cevabı öğrendiğiniz günden itibaren otuz ve başvuru tarihinden itibaren altmış günün ilk dolanı içinde Kurul'a şikayet edersiniz. Kurul ihlali giderme kararı verebilir, para cezası uygulayabilir, gerekirse işlemeyi durdurabilir, ama tazminata hükmetmez. Kararı beğenmezseniz yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesine gidebilirsiniz. Süreleri, delilleri ve dilekçenin içeriğini baştan doğru kurmak bilişim hukuku avukatı ile çalışıldığında çoğunlukla işi kolaylaştırır, çünkü bu aşamada kaçırılan bir süreyi sonradan geri almanın yolu yoktur.