Yasak Hükümlerine Aykırılık Suçu – Siber Güvenlik Kanunu m. 16/8
7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı, ülkenin siber güvenlik altyapısına ilişkin en hassas bilgilere erişen bir…
Sanığın, mağdur şirketin müşterileriyle yazıştığı e-posta adresinin şifresini ele geçirdiği, şirketin Ürdün'deki ticari ortağına bu adresten mesaj yazarak hesap numaralarının değiştiğini bildirdiği ve ödemenin kendi hesabına gönderilmesini istediği iddia edilmiştir. Ürdün'deki firmanın mağdur şirket yetkililerine e-posta göndermesiyle durum ortaya çıkmıştır. Sanık, hesabı yurt dışından gelen müşteri paralarını göndermek için hesap açmasını isteyen Nijeryalı olarak bildiği bir kişi için açtığını, olayı ve mağdur şirketi bilmediğini savunmuş; tanıklar savunmasını doğrulamış, sanık da hesabı kullanan kişilerden şikâyetçi olmuştur.
Daire, sanık hakkında TCK m. 243/1 uyarınca açılan kamu davası hakkında karar verilmediğini, bu konuda mahallinde her zaman karar verilebileceğini belirtmiştir. Bilişim sistemlerinin ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan verilen mahkûmiyet hükmü şu nedenlerle oybirliğiyle bozulmuştur: suça konu e-posta hesabını kıran IP numarası, sanığın hesabı ne zaman açıp ne kadar kullandığı ve olay sonrası kapatma talebinin olup olmadığı araştırılmadan eksik araştırmayla hüküm kurulması; gerekçede sanığın daha önce CMK m. 231/5'ten yararlandığı belirtilmesine rağmen sabıka kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunmaması; TCK m. 158/1 son hükmü gereği adli para cezasının haksız menfaatin (dosyadaki faturaya göre 19.450 Dolar) iki katından az olamayacağı hâlde 5 gün olarak belirlenmesi (21.04.2026).

Yargıtay
11. CEZA DAİRESİ
| Esas Numarası: | 2021/30073 |
|---|---|
| Karar Numarası: | 2026/4316 |
| Karar Tarihi: | 21.04.2026 |
| MAHKEMESİ: | Ağır Ceza Mahkemesi |
| SUÇ: | Bilişim sistemlerinin ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık |
| HÜKÜM: | Mahkumiyet |
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 243/1.maddesi gereğince açılan kamu davası hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla, Mahallinde bu konuda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, mağdur ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin müşterileriyle mesajlaştığı e-posta adresinin şifresini ele geçirerek, mağdur şirketin Ürdün Devletinde ticaret yaptığı başka şirkete bu e-posta adresinden mesaj yazarak aralarındaki ticaret nedeniyle gönderilmesi gereken ödemeyi hesap numaralarının değiştiği bahanesiyle sanığın kendisine ait ... hesabına gönderilmesini talep ettiği, ancak Ürdün'deki firmanın mağdur şirket yetkililerine bu durumu bildirir e-posta göndermeleri sonucu durumun ortaya çıktığı anlaşılan olayda,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, 25 yıldır tekstil işiyle uğraştığını, eşinin adına açıp işlettiği butik dükkanına Nijeryalı ... olarak bildiği şahsın geldiğini, ürünlerini yurt dışına pazarlamak ve müşteri getirmek teklifinde bulunduğunu, bir süre güvenini sağladıktan sonra yabancı olduğundan kendi adına hesap açamadığını belirtip yurt dışından gelen müşteri paralarının gönderilmesi amacıyla hesap açmasını istediğinden suça konu hesabı açtığını, bu şekilde iki kere gelen parayı ona verdikten sonra ...'tan telefonla aranarak para yatıranların kara para aklama şebekesi olduğunu belirttikleri için tekrar ... isimli kişiyi aradığında ulaşamadığını, şikayete konu olayı ve mağdur şirketi hiç bilmediğini beyan ettiği, dosyada bulunan 20.11.2014 tarihli şikayet dilekçesinde de benzer şekilde anlatıp hesabını kullanan kişilerden şikayetçi olduğu, mağdur şirketin ise sanığın şikayetinden bir gün sonra 21.11.2014 tarihinde şikayet ettiği, sanığın banka ile yaptığı yazışmalara dair çıktıları ve ... dediği şahsa ait bir çok resim sunduğu ve tanık olarak dinlenen kişilerin de sanık savunmalarını doğruladığı anlaşıldığından, suça konu mail hesabını kıran IP numarasının araştırılarak sanıkla bağlantısının olup olmadığının tespiti, sanığın hesabını ne zaman açıp ne kadar süreyle kullandığının ve olay sonrası kapatma talebinin olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekir iken eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1.Gerekçede: "Sanığın evvelinde CMK 231/5.maddesinden istifade etmesinden ötürü yeniden tatbik olunmamıştır." şeklinde belirtilmesine rağmen sanığın sabıka kaydına göre daha önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olmaması,
2.TCK'nin 158/1-son maddesine göre adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, buna göre, haksız menfaat miktarının dosyaya sunulan faturaya göre 19.450 Dolar olarak göründüğü anlaşıldığından, mağdur şirkete durum açıklattırılıp kesin tespiti ve suç tarihindeki kura göre zarar miktarı belirlendikten sonra hesap yapılması gerekir iken 5 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
21.04.2026 tarihinde karar verildi.